Doping Hafıza Online Eğitim EserÖzetleri

Öykü (HİKÂYE) NEDİR?

Öykü (Hikâye) kökleri Türk Halk edebiyatına dayanan bir türdür. Gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi mümkün olan olayların okuyucuya zevk uyandıracak şekilde estetik kaygı uyandırmadan aktarılmasıdır.

  • Hikayeler romanlara kıyasla daha küçük çaplıdır.
  • Halk edebiyatındaki destan efsane gibi türlerin zaman içinde dönüşüp gelişmesiyle günümüze ulaşmıştır.
  • Hikayelerde olaylar kısa zamanda olup gerçekleşir.
  • Hikâyelerde olaylar tektir.

Öykü (HİKÂYE) Özellikleri Nedir PDF İNDİR 

Halk Edebiyatı döneminde görülen halk hikayeleri şunlardır:

1.MESNEVİLER
Mesneviler Divan Edebiyatı dönemlerinde yazılmış olan Aydın kesime hitap eden uzun manzum hikayelerdir Arap ve Fars kültürü egemendir konuları ortaktır daha çok maddi bir aşk değil de manevi ve platonik bir aşk görülmektedir
Olaylar bazen gerçek dışıdır ve olağanüstü karakterler görülebilir mesnevilerin içerisindeki karakterler görülebilecek en üst seviyededir güzeller aşırı fazla güzeldir Aşıklar fazla aşıktır zenginler fazla zengindir.

2.MENSUR HİKÂYELER
Mensur hikayeler Divan Edebiyatı dönemi aydınları tarafından yazılmış olan düz yazı şeklinde ki hikayelerdir çoğunlukla içeriklerinde aşk ve Tasavvuf konuları görülmektedir bu türde şairler düşüncelerini Usta bir şekilde kelime oyunları ile okuyucuya aktarmıştır.

3.HALK HİKÂYELERİ:
Halk edebiyatı dönemlerinde Anadolu halkının Roman ihtiyacını karşılayan sözlü hikâyelerine halk hikâyeleri denir. Halk hikayelerinin en bilindik ve en yaygını Dede Korkut Hikâyeleridir.

  • 14. Yüzyılda Batıda hikâye türünün ilk örneği Boccacio tarafından Decameron Öyküleri adlı eserin yayınlanması ile bu türün ilk örneği verilmiştir. Hikâyeler olay ve durum hikâyesi olarak 2’ye ayrılır.

OLAY BAKIMINDAN HİKÂYELER:

  • Fransız yazar Guy de Maupossant tarafından geliştirildiğinden dolayı Olay Hikâyeleri Maupossant tarzı hikâye denilmiştir. Maupossant tarzı hikâyeciliğin Türk Edebiyatındaki en önemli temsilcisi Ömer Seyfettin’dir. Bu tarzda olaylar çözüm ve düğüm sırasına göre anlatılır. Çözüm bölümünde kişiler tanıtılır. Bu bölümde hikâyeye sorulan Ne? Nerede? Nasıl? Niçin? Ne Zaman? ve Kim? sorularının yanıtları bulunur. Düğüm bölümünde ise olaylar gelişir.
  • Hikayelerde olay detayları ile verilmediği için sonu veya olayların geçmişi okuyucuya bırakılmıştır.

DURUM BAKIMINDAN HİKÂYELER:

  • Durum Hikayeleri ise Anton Çehov tarafından geliştirildiğinden dolayı Çehov tarzı hikâye olarak anılmaktadır. Durum hikâyelerinde genellikle günlük hayat yansıtılır. Günlük hayatta yaşanılan olaylardan bahsedilir. Bu türün Türk Edebiyatındaki temsilcileri ise Sait Faik Abasıyanık ve Memduh Şevket Esendal’dır.

Tanzimat Döneminin başlangıcıyla tüm türlerin gelişimi ile hikâye türü de gelişmeye başlamıştır.
Hikâye türünün 14.yüzyılda Boccacio tarafından Decameron Hikayeleri olarak bu türün ilk örneği verilmiştir.19.yüzyılda Edgar Allan Poe tarafından ‘’Olağanüstü Hikâyeler ‘’ adı altında bir eser verdiği görülmektedir.

TÜRK EDEBİYATINDA HİKÂYE:

  • Halk edebiyatı döneminde görülen hikayelerin haricinde Türk Edebiyatında modern hikâye 18.yüzyılda görülmüştür.
  • Türk Edebiyatındaki ilk hikâye kitabı Emin Nihat’ın Müsâmeretnâme adlı eseridir. Bu eserin içeriğinde Bin Bir Gece Masalları ve Decameron hikayeleri anlatılmaktadır.
  • Daha sonralardan Ahmet Mithat Efendi batıdan birçok hikâye çevirileri yapmıştır. Tanzimat Edebiyatı döneminde Maupossant türünde Samipaşazâde Sezai’nin Küçük şeyler adlı eseri örnek gösterilir.
  • Bu dönemde Mehmet Rauf, Hüseyin Cahit Yalçın, Ahmet Hikmet Müftüoğlu, maupossant tarzında hikâyeler vermişlerdir.

HİKÂYENİN YAPI UNSURLARI:

1.KİŞİLER BAKIMINDAN:
Hikâyeler kişi bakımından kısıtlıdır. Küçük çaplı olduklarından dolayı karakterlerden uzun uzadıya bahsedilmez.
Hikâyeler için seçilen karakterlerde herhangi bir ekstra özellik aranmaz. Herhangi bir kişi de hikâye kahramanı olabilir.

OLAY ÖRGÜSÜ BAKIMINDAN :
Gündelik hayatta gerçekleşmesi olası olan olaylar görülmektedir.
Hikâyeler yalnızca bir olaydan meydana gelmektedirler.
Hikâyelerde fazlaca geniş olabilecek bir olayın yalnızca bir kesiti anlatılmaktadır.

ÇEVRE (MEKÂN) BAKIMINDAN:
Kısıtlı bir yapısı olan hikâyeye doğru orantılı biçimde mekân da kısıtlıdır.
Romana nazaran kahraman yalnızca bir yerde bulunur.
Romanda kahraman birden fazla ülkeyi, ili ziyaret edebilir fakat hikâyede bunu yapacak detay yoktur.

4. ZAMAN BAKIMINDAN:
Hikâye türü geçmişten geleceğe uzanacak kadar roman kadar geniş bir tür değildir.
Anlatıldığı zaman hangi zamana denk düşmüşse o zaman yansıtılır.

5. AMAÇ BAKIMINDAN:

Türk Edebiyatında her eserin ortaya konuşunda bir gaye vardır. Hikâyenin ortaya konuşumdaki amaç okuyucunun zihnine bir fikri kazımaktır. Romanda uzun uzadıya verilen ders hikâyede kısaca ve hızlıca verilir.

6. ÜSLUP BAKIMINDAN:
Hikâyelerin kısa olması dolayısıyla her cümle kısa ve dolu dolu olmalıdır. Her cümlede okuyucuya bilgi aktarımı yapılmalıdır.
Hikâyelerde yoğun bir üslup kullanılmaktadır.
HİKÂYE VE ROMANLARDA GÖRÜLEN BAKIŞ AÇILARI:

KAHRAMAN BAKIŞ AÇISI:
Bu bakış açısında hikayedeki karakterlerin herhangi biri anlatıcı olarak kabul edilir ve hikâye kişilerin birinin ağzından anlatılır.
Anlatıcı burada 1. Şahıstır.

HAKİM (İLAHİ) BAKIŞ AÇISI:
Anlatıcının her şeyi bilebilecek güce erişebildiği bir bakış açısıdır.
Anlatıcı hikâyede gerçekleşecek her şeyden haberdardır.
Anlatıcının burada 3.Şahıs olduğu görülür.

GÖZLEMCİ BAKIŞ AÇISI:
Anlatıcı hikâyeyi olaya dışardan bakarak gözleme dayalı olarak anlatır.
Bu bakış açısında anlatıcı gözlemlediğinin dışına çıkamaz.
Anlatıcı burada 3.Şahıs olarak geçer.
Anlatıcı bu bakış açısında tarafsız bir tutum sergiler.

HİKÂYENİN İÇERİSİNDEKİ TEMEL KAVRAMLAR:

TEMA:
Hikâyenin okuyucuya aktardığı temel düşüncedir. Başka bir deyişle tema hikâyenin temelinde okuyucuya aşılanması gereken duygudur.
Örneğin bir hikâyenin teması dürüstlük, adalet, sevgi, aşk, ölüm korkusu gibi şeyler olabilir.
KONU:
Hikâyenin genel kapsamında okuyucuya aktarılan olaya, düşünceye konu denir.
KARŞILAŞMA:
Kahramanların hikâye içerisinde olay örgüsünün yönlendirmesi ile zaman zaman karşı karşıya gelmesidir.
4.ÇATIŞMA:
Farklı fikirlere sahip karakterlerin eserde bir araya gelmesidir. Buradaki eserde amaç okuyucuya farklı fikirleri farklı karakterler üzerinden sunarak okuyucunun bu fikirler hakkında kazanım edinmesini sağlamaktır.

HİKÂYEDE ANLATIM BİÇİM VE TEKNİKLERİ:

ÖYKÜLEYİCİ ANLATIM:
Olay örgüsüne bağlı olarak olası durum veya durumları okuyucuya giriş gelişme sonuç şeklinde düzenli bir şekilde sırasıyla aktarmaktır.
Bu anlatım tarzında hâkim bakış açısı görülmektedir.
Öyküleyici anlatımda herhangi bir şey öğrenme kaygısı yoktur.

BETİMLEYİCİ ANLATIM:
Betimleyici anlatımda okuyucunun zihninde resim çizerek görsel hafızadan faydalanır.
Okuyucuya anlatılan hikâye zihinde canlanır.

 

Ayt Edebiyat Konuları 

Ayt Edebiyat Test Çöz 

9. SINIF ONLİNE TESTLER

——————————————————————————————————————–

10. SINIF ONLİNE TESTLER

——————————————————————————————————————–

11. SINIF ONLİNE TESTLER

——————————————————————————————————————–

12. SINIF ONLİNE TESTLER

————————————————————————————